![]() |
10.30-10.45 Dr.Kadir ÖZDAMARLAR* |
![]() |
| . |
DEVEL İ ULEMÂSIG İRİŞDeveli; daha 1067lerde O ğuz boylarından, Karakeçili aşiretine bağlı Develi obasının buraya gelip yerleşmesiyle adını almıştır.1974 yılında Fatih döneminde Osmanlı Devletine katılmıştır.19.asrın ortalarına kadar Karaman Eyaletinin Karahisar (Yeşilhisar), Ürgüp, Niğde, Yozgat, Kayseri sancaklarına bağlı; nahiye olarak bağlanmıştır. Bu bakımdan bölge hep Karamanî olarak anılmıştır.Yönetim yeri Yukar ı Develidir.1855de bucak olmuş, 1856da yönetim yeri Evereke kaydırılmıştır.1870 yılında da Ankara vilayetinin Kayseri Livasına bağlı 2.derecede bir kaza olmuştur.Yukar ı Develide Sivasî Hatun Medresesi ile Fahriye medresesi (17.y y.?),Aşağı Everekte Halâsiye Medresesi (1830 ?), Şıhlı Kasabasında da Hamidiye Medresesi (1891-92) uzun zaman yöremizin insanlarına eğitim öğretim hizmetleri vermiştir.1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkınca medreseler kapatılmıştır.Bu gün sadece Hamidiye Medresesi ayaktadır.Bu yüksek ö ğrenim kurumları yanında her mahallenin bir de Mahalle mektepleri vardı. Bunlar genelde ya cami içerisinde ya da cami yanında yapılmış tek odalı eğitim kurumlarıdır. Bu günkü ilköğretim kurumlarının temelini bu okullar oluşturmuştur.Develide ça ğdaş okulculuğun başladığı 1884 yılına kadar on mahalle mektebi tespit edilmiştirBu mekteplerin işlevleri ve burada olan hocalar hakkında bazı bilgiler de yayınlanmıştır.Kayseride baz ı önemli biyografik çalışmalar yapılmıştır.Ancak bunlar doğrudan Kayseriyi odaklayan çalışmalar olduğu için, sarayda görev almadığı sürece kazalardaki ilmî ve resmî şahsiyetler üzerinde durulmamıştır.Bizim bazı gazetelerde yayınladığımız Ahmet Hazım Ulusoy , Yakup Kenan Arıkan , İbrahim Suphi Emekliöz gibi denemelerimiz hariç, Develili önemli şahsiyetler üzerinde durulmamıştır.Derli toplu ilk ciddî çalışma da eksiklikleri içerisinde bizim bu çalışmamızdır.a-Selçuklular Döneminde Develide Selçuklular döneminde şu şahsiyetler ön plandadır:Devle Ali Bey , Haremzli Mahmut oğlu Seyyid İmameddin, Seyyid-i Şerif, Sivasî Siddi ve mensubu olduğu Göçer ailesi. Bunları eldeki belgeler ışığında değerlendirmek istiyoruz.1-Devle Ali Bey Bu gün Dev Ali ad ıyla anılan türbesi vardır. Yer yer silikliğiden dolayı, bir türlü okunuşu netleşmeyen türbe kitabesinde adı olarak geçmektedir. Ali hakkında net bir bilgimiz yoktur. Ölümü (1094?) olduğu tahmin edilmektedir.Adının Devle Ali Bey olması muhtemeldir. Zira türbe kitabesinde Ali ismi rahat okunmaktadır.Rüya aleminde gönül dostlar ının belirttiklerine göre; iki metreyi aşan uzun boylu, iri yapılı,kalın kaşlı, başında horasani bir kavuk, bağrı açık biri ve uç beyi olduğu rivayet edilmektedir.Develi obasını buraya getirip, Rumların 1080lerde bu bölgeden çoğunlukla gitmeleri sebebiyle buraya yerleştiren ve bu bölgeye de obası Develinin adını veren bir alp-eren olduğunu rahatlıkla düşünebiliriz.Kitabede geçen seyyid kelimesinden de dinî konularda söz sahibi olduğu anlaşılmaktadır.2-Seyyid İmameddin MahmutSalnâmelerde veli olarak gösterilen Seyyid İmameddin Harzemlidir.Mezar taşı sağlam olarak durmaktadır.Ayak ucu kitabesinde; Harzemli Mahmut oğlu Seyyid İmameddin Mahmud olarak geçmektedir.Bu mezar taşı Hızır İlyas Türbesi civarındadır.Ölüm tarihi:15.Şevval. 649/1252dir.Seyyid sıfatından da bir din büyüğü olduğu görülür.Bu durumda Kendisinden kırk dört yıl sonra ölen Seyyid Şerifin hocası olduğugörüşü ağırlık kazanmaktadır.3-Seyyid ŞerifAd ıyla anılan türbenin kapı alınlığında Bu türbe, Allah kabrini nurlandırsın eren Şeyh Seyyid Şerif tarafından, Allah akıbetini ihsan eylesin, zayıf kul Şeyh Muhammede 695 / 1279 yılında yaptırılmıştır.yazılıdır.Bugün sandukas ının yok olan baş ucu kitabesini Tahsin Özgüç ve Mahmut Akok yıllar önce şöyle tespit etmişlerdir: Bu türbe, Allah nur içinde tutsun, abdalların seyyid-i muhakkik Şeyhlerin en büyüğü Seyyid Şerif el-Rufaiye aittir.Her iki kitabede ad ının Seyyid Şerif ve Rufai tarikatına mensub bir şeyh olduğu öğrenilmektedir.Mezarlarının çok az mesafede olması; Seyyid İmadettin Mahmuda mensubiyetini düşündürmektedir.4-Sivasî Siddi Hatun Ad ı, Yukarı Develide bulunan Ulu Camiinin kitabesinde geçen bir kadın şahsiyettir.Aslen Iraktan gelen soylu Türk ailesi olan Göçersalar ailesinden Nasireddin Nasrullahın eşi olarak geçmekte ve 680/1282 yılında bu camiyi yaptırmış olduğu belirtilmektedir. Başka da bir bilgi yoktur.Göçersalar N.Nasrullah 1262 senesinde Mo ğollar ve kardeşi IV. KılıçArslana karşı mücadeleyi kaybederek Konyadan Antalyaya çekilen ve oradan da Bizansa iltica eden Sultan II.Keykavus tarafından yardım istemek üzere Antalyadan Mısır Memluklu Sultanı Baybarsa elçi gönderilmiştir.Dedesi Ethemdir ve üç kardeşi daha vardır.b-Beylikler Döneminde Özellikle Kayseri 1245te Mo ğollar tarafından yakılıp yıkılınca birçok ahiler uç bölgelere kaçmışlardır.Ahilerin de genelde Rufai tarikatına mensubiyetleri bilinmektedir.Develiye de bazı ahi büyüklerinin gelip buraya yerleştiğini düşünebiliriz.5-Bunlardan ahi oldu ğunu tahmin ettiğimiz biri Şemseddin Mahmuttur.Esas adı Derviş Şemseddin Mahmut bin Ahmet bin Zahireddin Lârendîdir. Rufaî şeyhlerindendir.İslâm hukuku esasları ve incelikleri üzerinde kitaplar yazmış ve altıncı hissi çok kuvvetli bir kişi olduğu belirtilmektedir. Bilinebilen eserleri şunlardır:1-Edebiyat ın nazın kurallarına ait bir eser,2-Ayasofya Kilisesine ait Farsçadan Türkçeye tercüme bir tarih , 3-Tasavvuf ilmine ait bir eser , 4- İrşadil ulül el-bab ilâ marifetüs-Sevap adlı kitapları vardır.Mezar ı Develi Havadan Köyündeki Şeyh Hacı İbrahim Tekkesindedir.Mezar taşında:El-ma ğfur Eş-şehid El hâçŞemseddin Mahmut bin Aziz (?) Er-Rufâi Er-Aksarayî İlâ rahmetullâhi tealâ yaz ılıdır.6- Şeyh ÜmmîYukar ı Develide Hızır İlyas Türbesi yanında ki mezarlıkta medfundur. Bugün bulunan Tekkenin şeyhlerindendir.Eratnalılar döneminde yaşamıştır.Ölüm tarihi 1360lardan öncedir.Vakfiyesi Dr. Kemal Göde tarafından yayınlanmıştır. Adı halk tarafından Şıh Emmi olarak bilinir.Kerametine inanılır.Mezarı Develinin kutsal mekanlarındandır.Vakfiyesinde künyesi: Seyyid Şeyh Alaaddin Oğlu Şeyh Ümmi şeklindedir.7- Şeyh Hacı İbrahimGerçek kimli ğini bilmiyoruz.Ağaçeri aşiretine mensub olduğu, halk arasında menkıbevi bir şahsiyeti kazandığı , Rufaî tarikatına mensub olduğu bilinmektedir.Şemseddin Mahmut ile ayn ı türbe içerisinde yan yanadırlar. Mezar taşının kaybolduğunu sanıyoruz. Türbesinin XV. asrın ortasında yapıldığı belirtilir.Adına vakıf vardır:Şeyh Hacı İbrahim Zaviyesi Vakfı.Bu arada K ızık köyünde Abdal İlyas , Ebçe köyünde Ebçe Sultan, Kulpak köyünde Evliya veya Dede ile Omuzu Gürzlü (Pehlivan Gazi), Şemmul Gazi , Şeyh Çoban ve oğlu Hamza , Kabaklı da Kabak Şeyh , Sindelhöyük Kasabasında Nebî Sultan gibi yörenin kimlikleri hakkında bazı vakfiyelerin dışında bilgi edinemediğimiz manevi mimarları vardır.c-Osmanl ılar DönemiDeveli 1474 y ılında Osmanlılar idaresine geçince eski önemini kaybetti. Develioğulları Anadolunun birçok yerine sürüldü.Kale yıktırıldı.Nüfusta azalma oldu. Bölge uzun süre Karamanlılar-Dulkadiroğulları-Osmanlılar arasında değişmesiyle eski önemi kalmadı.19- asrın ilk çeyreğine kadar varlık gösteremediği görülür. Everekte ilk medrese kurulduğuna göre bir kültürel canlanmanın işareti sayılabilir.
1-Kad ı ve NaiblerDinî hükümlere göre karar veren ve tatbik eden , hükümetin idarî tasarruflar ına emirlerini yerine getiren kimselerdir.08.04.1921 tarihinden itibaren bütün vazifeleri Aslîye Mahkemelerine devredildi ve kadılık ünvanı kalktı.Ülke nüfusunun az oldu ğu devirlerde kadılar vatandaşlar arasındaki davalara câmilerde bakarlardı.İlk mahkemeler camilerdi. Develideki kadılar uzun müddet mekân olarak Ulu Camiyi kullanmışlardır.Nikah k ıyma , miras bölüşümü, vasi tayini veya sona erdirme , cinayet , ticaret ve benzeri konular görevleridir.Ayrıca idarî yönden inzibat ve belediye işlerine de bakarlardı. Kadıların görevleri geniş olduğundan işlerin görülmesinde naib ve kassam adı verilen yardımcı kimseler vardı.Bunlardan Develi tarihinde baz ı kadı isimlerine rastlıyorsak da , genelde kazalara gelmeyip yerlerine vekil bırakılan naibler daha çoktur. Develi 1870 yılına kadar nahiyedir.1870 yılında da kaza olmuştur. Bu tarihten itibaren tesbit edilebilen naibler şunlardır:1870-1873: Mehmet Adil Ef. 1894-1895: Yusuf Ziyaeddin Ef. 1872-1876: Ali Şükrü Ef. 1895-1896: Hasan Hulki Ef.1876-1878: Mustafa Ef. 1896-1900: Ahmet Hamdi 1878-1880: Abdurrahman Ef. 1900-1904: Ahmet Necip Ef. 1880-1883: İbrahim Rasih 1904-1910: Abdullah Sait Ef.1883-1888: Mehmet Ef. 1910-1913: Şerif Ef.1888-1891:Hasan Hüsnü Ef. 1913-1919: Mustafa Sezai Ef. 1891-1894:Mehmet Refik Ef. 1919-1924: Tahsin Ef. 2-Müftüler Kazan ın din işleriyle meşgul olan ilmiye sınıfından kişilerdir. Develide 1950 yılına kadar görev alan müftülerimiz şunlardır:1-1856-1867: H. Mahmut Ef. (Develizâde) 2-1867-1892: Hac ı İbrahim Ef. (Emir Hocazâde)3-1892-1908: İsmail Hakkı Ef.(Ebilzâde)4-1908-1913: Abdüsselam Hilmi Ef. 5-1913-1950: Numan Fevzi Ef. (Cebeci) Bu de ğerli şahsiyetlerin yanı sıra insanımızın mânevî dünyasını aydınlatan Fakızade Mehmet, Hacı Tekerlek, Karanlıkların Hafız Süleyman, Hacı Halil, Hafız Recep Bilici,Koca Hafız, Tombaklı Hacı Halil ve İncesulu Ahmet Efendileri hayırla ve rahmetle anıyoruz.Karanl ıkların Hafız Süleyman Efendinin kayın pederi olan Hacı Halil Efendi dermiş ki.1-Vard ığın yerde çok oturma.2-Bir canl ı hayvan al da , komşundan emanet alma.3-Evinden tok ç ık , elin ekmeğinde gözün olmasın.Bu önemli şahsiyetler dışında Develide edindikleri bilgilerle yetinmeyen bilhassa İstanbula gidip oralarda tahsil görüp yükselen ve bazıları İstanbulda kalan önemli alimlerimiz de vardır.Özellikle bu şahsiyetlerin hayatlarını çıkarırken en çok faydalandığımız ; bizzat özlük dosyalarına girerek , biyografik bir anıt eser olan Son Devir Osmanlı Ûleması adlı beş ciltlik eseri hazırlayan Sadık Albayrakı burada hayırla anıyorum.Cumhuriyetten sonra yüksek tahsillerini tamamlayarak de ğişik üniversitelerimizde görev alan ve Türk kültürüne önemli katkıları bulunan birçok Develili öğretim üyeleri mevcuttur.Bunlardan Prof. Dr Tarık Somer, Prof. Dr Hasibe Mazıoğlu, Prof. Dr. Kemal Atik, Prof. Dr. Cavit Avcı hemen akla gelen isimlerdir.Bütün bu ilim adamlar ını tek tek ele almak tebliğimizin sınırlarını zorlayacağından ancak Cumhuriyetten önce (1850-1950) dönemlerini kapsayan zaman diliminde,yetişmiş on iki Develili bazı ûlemadan bahsedeceğiz.8-Abbaszâde Abdulkadir Efendi (1874-1927) Yazar ın dedesidir.Merhûmun dedesi Abbaszâde Hacı Hasan, babası ise Ahmet Efendilerdir.Annesi Ayşe Hanımdır.İlk tahsilini Develide yaptıktan sonra, arkadaşı Karanlıkların Süleyman Efendi ile İstanbula gelmiş ve burada Develüzadelerden Osman Ağaoğlu Ali Rıza Efendinin derslerine devam etmi şlerdir.Ali R ıza Efendiden icazet aldıktan sonra müderrislik ve Keskinde vaizlik yapmıştır. 27.09.1927 vaizlik yaparken Develide kalp krizinden vefat etmiştir.Mezarı Yukarı Develide Kopçullu Mezarlığındadır.9-Abdülkadir Efendi (1875-1927) Hasan A ğanın oğlu olup Yukarı Develi Güney Mahallesinde doğmuştur.Develi müderrislerinden İncezade İsmail Efendiden bir müddet tahsil görüp 1894 senesinden itibaren İstanbula gelip Hadim Hüseyin Paşa Medresesinde 1902e kadar İbrahim Hulusi Efendiden ders görüp icazet almıştır. 1902 senesinde Develide Halasiye Medresesinde müderrisliğe başlamıştır.1909da Çoruma müderris olarak tayini çıkmıştır. 1927de Develide vefat etmiştir10-Abdullah Develio ğlu (1897-1984)Yukar ı Develinin Cami Kebir Mahallesinde doğdu. Babası Develi Müftüsü Hacı Mahmut Efendi, annesi ise Ayşe Hanımdır. Rüştiye tahsilini Develide,medrese tahsilini ise Kayseride Hamurculu Osman Efendi ve Miyaszâde Nuh Naci hocalardan tamamlamıştır.1919 y ılında evlenmiş ve Kayseri Darül Hilafe Medresesinde başlayan öğretmenlik ile Kız Ortaokulu, Develi ilkokulu öğretmenliklerinde bulunmuştur.Ayrıca vaizlik yapmış, Kayseri, Adana müftülüklerinde bulunmuş, 1956da emekli olmuştur.Şiirlerinde Abdî mahlas ını kullanan Develioğlunun birçok dinî ve biyografik eserleri de mevcuttur.Eserleri: 1-Gülizar- ı Suffiyye Der İzah-ıTaiyye, ?- ?2-Fülkül Ebhar Fi Şerhi Lüccetil Esrar , İstanbul bty.3-Penç-Nâme, İstanbul 1964 4-Üçbin Türk ve İslam Müellifi, İstanbul 19735-Sabr u İbtila ve İbretli Kıssalar, İstanbul, 19746- Şerh u Şiratil İslam (yazma)7-Hazret-i Ali ve Evlâdlar ı, ?-?8-Dinî ve Tarihî Bilgiler, ?-? Bu de ğerli alimimiz 1984 yılında İstanbulda ölmüştür.11-Abdüsselam Hilmi Efendi (1863-1922) İlmîyeden Mehmet Efendinin oğlu olup 1280/1863 senesinde Everekte doğmuştur.Halâsiye Medresesinde sekiz y ıl ders görmüş sonra da Kayserinin Kozanoğlu Medresesinde on yıl ders görmüştür.35 ya şında olduğu halde 1319/1901 senesinde icazet almıştır 01.03.1327/1909de Halasiye Medresesi müderrisliğine tayin olmuş ve bir arada Develi Müftülüğünde bulunmuştur.10.08.1338/1919da Develide vefat etmi ştir.Mezarı Tirem mezarlığındadır.12-Ali R ıza Efendi (1270/1853-1913)Develizâde Osman Efendinin o ğlu olup 1270/1853 yılında Develide doğdu. Beyazıt Camiinde İbrahim Hakkı Efendiden icâzet aldı.Aydonat, Çelebi, Yakova, E ğri, İskenderiye kazalarında görev yapmış.1 T.Evvel 1306/1888de Fetvahane Tetkikat-ı Müellekat Encümeni Azalığına sonra Huzûr-ı Hûmayûn Ders-i Şerif Muhatablığına dahil oldu ve dördüncü rütbeden iki adet Osmanlı ve Mecidî nişânları ile taltif edildi.1 Temmuz 1309/1891de ilâveten Meclis-i Tetkikat-ı Şeriyye Âzalığına tayin edildi.Ayr ıca uhdesine ibtida; Hariç İstanbul Ruusu verilmiş, Hareket-i harici, Hareket-i dahile, Musıla-ı sahna, ibtida altmışlığı Hamişe-i Süleymâniyeye 1318/1900de de Süleymaniye derecelerine terfi etmiştir.Sonra Halep mevleviyetinde de bulunmuştur.Mant ıktan Fenari ve Haşiyesi ile Ahmet Hamişi üzerine ve meaniden genişletilmiş muhtasar Hamişi üzerine matbu iki eseri vardır.13-Hac ı İbrahim Efendi (1856-1927)Babas ı Şüayip Efendi, annesi Havva Hanımdır. Katipzâdelerdir .1272/1903de Salisei Yusuf Paşa Medresesi ibtidai hariç ruhusuna kavuşmuştur. Altın liyakat madalyası ve dördüncü rütbeden bir kıta Osmanlı nişanı ile taltif edilmiştir. Gördeste bulunduğu sırada 30.08.1927de ölmüştür14-Hac ı İbrahim Efendi (1215/1800-1310/1908)Emirhocazâde şöhretiyle alınıp Hacı Osman Efendinin oğludur. 1215/1799da Everek te doğmuştur.Halâsiye Medresesinde Kuzbekli Osman Efendiden ilk derslerini görmü ş ve sonra Kayseriye gelmiştir. Melikgazi Medresesinde Sadık Efendiden ders almış.1249/Konyanın Hadim kazasında Hadimizade Ahmet Efendiden meani okumuş ve 1250/1834 de İstanbula gelmiş ve Antalyalı Sait Efendiden icazet almıştır.1257/1841 de Halâsiye Medresesinde müderrisliğe başlamış 1283/1866 de Develi kazası müftülüğüne gelmiştirÖlüm tarihi 1310/1892dir. 15-Hac ı Mahmut Develioğlu(1232/1816-1928)Babas ı Develioğullarından Osman Ağadır.Develide doğmuştur.İlk tahsilini Develide Medrese tahsilini ise Kayseride yapmış ve Küçük Hacı Hafız Efendiden icazet almıştır.Develi Müftülü ğünde bulunmuş ve fıkıh ile fetvada çok ileri gitmiştir.İlmü ahlâk, irfan sahibi bir kişidir.1928de Develide ölmüş ve mezarı Ağalar Mezarlığındadır.16- İsmail Hakkı Efendi(1274/1857-1329/1911)Topal İmamoğlu Ali Osman Efendinin oğludur.Develinin Kopçulu mahallesinde doğmuştur.İlk tahsilini Develide Hamza Efendiden görmüş 1293/1876da İstanbula gelmiş ve Köprülüoğlu Medresesinde tahsil görmüştür. Beyazıt dersiamlarından Kalecikli Hoca Hafız Mehmet Şükrü Efendiden 1304/1887de icazet almıştır.Aynı yıldan itibaren Beyazıt Camiinde ders okutmaya başlamıştır.1306/1888de müderris olmuştur.1897den sonra Fetvahane Pusula Odas ında İslamatı Şeriyye Odasında çalışmıştır.Ayrıca ilâmat-ı Şeriyye Odası müdürü, 1328/1910da da Fetva emini olmuştur.Fetvâ emini iken 26.05.1329/1911de vefat etmi ştir.17-Numan Fevzi Cebeci(1299/1881-1959) H.Numanzâde İsmail Ağanın oğludur. Develinin Çöten köyünde doğmuştur. Köyündeki ilk okulda tahsilini yapmış, Everekteki Rüştiye okuluna devam etmişse de; Arabî ilimlere merakı üzerine okuldan ayrılmış ve Kayseride Gözübüyük Medresesine nakil etmiş ve Eylül 1320/1902de icazet almıştır ve iki ay sonra da Everekteki Halâsiye Medresesine müderris olmuştur.1324/1906da Develi kazas ı Tefrik Komisyonunca idare Meclisi azalığına gelmiş ve 1326/1908 de de Eytam Müdürü olmuştur.Abdüssealam Efendinin azli üzerine;Temmuz 1330/1911de Develi kazası müftüsü olmuştur.Yirmi yıla yakın zaman bu görevde bulunmuş daha sonra Kalecik ve Haymanada görev yapmıştır.1950de emekli oldu.Develi vaizi olarak görev aldı.1954de ikinci defa emekli olduİncezade İsmail Efendinin kızı ile evlenen Numan Fevzi Hoca , 1959 y ılında Develide vefat etti. Mezarı Aşağı Everek Mezarlığındadır.Bas ılmamış Kaside-i Haiye isminde bir eseri vardır.18-Süleyman Fehmi Efendi (1269/1852-1335/1916) Develinin Sindelhöyük kasabas ındandır.Kocabaşoğlu Ali Efendinin oğlu olup , 1269/1852 tarihinde doğmuştur.1283/1866 da Kayseride Sahabiye Medresesine girmiş ve beş yıl tahsil görmüştür.1288/1871 de İstanbula gelmiş Hadım Hasan Paşa Medresesine girmiş 1323/1905 de Hamidiye Medresesine nakil etmiştir.Huzur Dersleri halkas ında da bulunup 1304/1886 da icazet almıştır.1307/1889 da rûûs imtihanına girmiş ve Nisan/1311/1893te Beyazıt Camiinde ders ve icazet vermiştir.4.Rütbeden Osmanî ve Mecidî ni İstanbul müderrisliğinde de bulunmuştur.1327/1909da Beyazıt ders-imamlığı yanında Üsküdarda Çinili Medresesine müderris olmuştur. Çocuksuzdur. 24.03.1335/1916da 19-K ılıç Ali Efendi (1849-1917)K ılıç Ali Efendinin asıl adı Ali Rızadır.Babası Mehmet Efendidir.1849 y ılında Şıhlı kasabasında doğmuş ve 1917 yılında Şıhlıda ölmüştür.Kabri de buradadır.Kayseri medreselerinde okumu ş ve icazet aldıktan sonra köyüne dönmüştür. Bir ara Kozanoğlu Ahmet Beyin yanında Avşar isyanına karışmıştır.1877de Selânike sürülmüş ve dört yıl sürgün hayatından sonra 1881 yılında af edilip önce İstanbula gelmiş ve sonra da burada görüştüğü hocalar sayesinde aldığı yüksek bağışla köyüne dönmüştür..Sultan II.Abdulhamidin desteğiyle Şıhlıda Hamidiye Medresesini (1892) ve tarihî üç adet de çeşme yaptırmıştır. Kayseri kadısı Fevzi Efendinin yazdığı ancak kitabeleri Şıhlı Belediyesi deposunda bulunan bu çeşmeler, bugün yıkılmıştır, yoktur.Ömrü ilim ö ğrenmekle geçmiştir.Fıkıhta ileri olduğu ve çok Kuran-ı Kerim okuduğu, çok hayırsever biri olduğu hayırla belirtilir20-Mustafa As ım Köksal (1912-1998)Babas ı Hafız Mehmet Ediptir. Lâkapları Pirvelioğludur. 1329/1912 yılında Develi / Abdulbaki Mahallesinde doğdu.İlköğrenimini Develi Nümûne Mektebinde gördü. Bütün samimi girişimlerine rağmen orta ve yüksek öğrenim göremedi .Hafız da olamadı. Develi müftüsü İzzet Efendiden Mukaddimat- ı Ulûmî tahsil ettikten sonra Ankaraya geldi. Burada önce Müderris Mehmet ve Evliyazade Mehmet Hilmi Efendilerden ders ve tasavvuf icazetnâmesi aldı.Daha sonra asrın feridi olacağı müjdesiyle müjdelenmiş olan İskilipli İbrahim Ethem Efendinin özel derslerine on iki yıl devam etti ve kendilerinden icazet aldı.1933 y ılında Diyanet İşleri Başkanlığına memur olarak girdi. 19 Eylül 1964 yılında İslam Tarihini yazabilmek için emekli oldu.1935 y ılında yaptığı ilk evlilikten üç ve eşinin 1951de vefatı ile ikinci evlilikten de dört çocuğu oldu.28.12.1998 y ılında Ankarada Kadiri tarikatı şeyhi olarak öldü, mezarı Ankara/Bolum mezarlığında, üstad Necip Fazıl Kısakürek ile yan yana yatmaktadır.Ömrü boyunca; şiirleriyle, radyo konuşmalarıyla gazete yazılarıyla ve ilmi çalışmalarıyla islâm dinine hizmet etti.Eserleri şunlardır:A- Şiirleri1-Arma ğan, Ankara 1939 Manzûm İlmihaldir.2-Peygamberler, Ankara 1941 3-Peygamberimiz, Ankara 1944 4-Ezânlar, Ankara 1946 5-Ahiret Yolculu ğu, 1999B-Nesirleri 6- Gençlere Din K ılavuzu, Ankara 19467-Din Bilgisi, 1, Ankara 1949 (ilkokul dördüncü s ınıflar için)8-Din Bilgisi, 2, Ankara 1949 (ilkokul be şinci sınıflar için)9-Tevbe, Ankara 1958 10-Reddiye, Ankara1961 11-Bir Amerikal ının Yirmi Üç Sorusuna Cevap, (byy ve bty)12-Hr ıstiyanlık propagandası münasebetiyle bir açıklama, Ankara 196313- İslam Tarihinde- Hazreti Muhammet ve İslamiyet, İstanbul 1966-198714-(18. cilt) Hazreti Hüseyin ve Kerbela Facias ı, Ankara 197915-Sohbetler, İstanbul 1981 16- Şeyh Ahmet Kuddusi, (hayatı, mesleki, ve üstün kişiliği ve eserleri) Ankara 198317-Kitap ve Sünnet, Ankara 1994. 18- İlmihal, İstanbul 197719-Peygamberimiz ve İslamiyet Hakkında Pakistan Konferansları, İstanbul1999.20-Pakistan Konferanslar ı, İstanbul 199621- İslâmda İki Ana Kaynak:Kitap Ve Sünnet, İstanbul 199922- İslâmiyet ve Hristiyanlık Hakkında İki Risale, İstanbul 2000
C-Bas ılmayan Eserleri23-Makaleler, 21-Konferanslar,22-Peygamberler Tarihi,23- İlmiye Salnamesi Zeyli, 24-Şeyh Bedrettin,25-Türkçe Ezân Meselesi,26-VaazlarEserleri içerisinde bilhassa İslam düşmanı Kaetaninin maksatlı ele aldığı İslam Tarihi adlı eserine yazdığı Reddiye ile 18 ciltlik İslam Tarihi adlı eserleri önemlidir. .İslam Tarihi adlı eser; 1983 yılında Pakistanda açılan Siretün- Nebi Yarışmasında birincilik ödülü almıştır. 1996 yılında Kültür Bakanlığının Kültür ve Sanat Büyük Ödülünü almış ve aynı yıl âlimimiz, Türkiye Yazarlar Birliğince Türk kültürüne hizmetten dolayı yılın kültür adamı seçilmiştir. Gönül bütün bu şahsiyetleri layık oldukları ölçüde hayatlarını ve çalışmalarını kitaplaştırmayı ve Türk kültürüne kazandırmayı arzuluyor. |
. |
![]() |
ANASAYFA |
![]() |