Dr. Kadir ÖZDAMARLAR*
.

DEVELİ MUSİKİ HAYATINA GENEL BİR BAKIŞ

GİRİŞ

Develi Kayseri’ye bağlı, Orta Anadolu’nun en gelişmiş kazalarından biridir.Merkeze bağlı üç kasaba ve elli köyü bulunmaktadır. Bugün merkez nüfusu elli binin üzerindedir.

Kazanın tarihi çok eskidir. Hitit, Roma, Bizans, Selçuk, Beylik ve Osmanlı dönemlerine ait kültürüne ait birçok tarihi eserler uzun yılların ihmalkârlığına rağmen mevcuttur.

1962’lere kadar Fenese ve Everek mahallelerinde Türkler ile Ermeniler;1924 yılına kadar Reşadiye (Ayakostan) mahallesinde Rumlar bulunmaktaydılar.Rumlar 1924 yılında Yunanistan’a göçürülünce Rumeli’nden gelen Türk göçmenler buraya yerleştirilmişlerdir. Böylece Develi’nin bugünkü nüfusunu; asıl Develiler, Bulgaristan ve Yunanistan muhacirleri ile Batum ve Artvin’den gelip (1293/1878muhacirleri)yerleşenler oluşturur.

Develi’nin Tomarza sınırındaki Köseler Köyü’nde Avşarlar, vardır. Adana sınırındaki köyler ise Varsak Türkmenlerindendirler. Çadıryeri ve Derebaşı Köyleri Kürt, Çomaklı , Çukuryurt , Hoşça, İncesu, Gazlıgömedi, Karacaören köyleri ise karışıktır.

Görüldüğü gibi Develi ve köyleri;hem maddî hem de insan unsuru bakımından zengin ve dolayısıyla zevkli bir kültür birikimine sahiptir.

Develi ve civarının bu zengin ve zevkli kültürünün önemli bir bölümünü de musiki hayatı teşkil eder.Ancak bu konu müstakil olarak bugüne kadar bizim bazı çalışmalarımızın dışında ele alınmamıştır.Ancak Kayseri türküleri değerlendirilirken konuya kısmen temas edilen çalışmalar da vardır.

Ünlü bestekar Ahmet Gübgüboğlu ile ünlü derlemeci Ahmet Şükrü Esen;Cumhuriyetin ilk yıllarında Develi’de bulunmuşlardır. Ahmet Şükrü Esen’in dağınık derlemelerinde Develi türkülerinin ilk izlerini buluyoruz.

Aslında Kayseri ve çevresi türküleri bir plân dahilinde, 1926 yılından itibaren heyetlerce, konservatuarlarca ve edebiyat fakültelerinin dil çalışmaları için derlenmiştir. Şimdiye kadar Kayseri ve bölgesinden 67 halk türküsü, 12 oyun havası derlenmiş,derlenen türkülerin 45 tanesi, oyun havalarından da 9 tanesi, TRT repertuarına alınmıştır.Bu türkülerden bazıları Develi’ye aittir.

Ali Rıza Yalgın’ın 1928 yılında Develi’nin Zamantı Havzasında bulunan köylerden derlediği türküler ve öğütle ile 1941 yılında Kayseri bölgesinde derlemelerde bulunan Muzaffer Sarısözen ve Alman Coğrafyacı Gerhard Bartsch’ın Erciyes Tekir yaylasında Saçıkaralı aşireti ve Develi Türkmenlerinden yöre ve suya koyun indirme ezgilerini derlemelerini hayırla anmalıyım.Bu çalışmalar yanında kısmen yayınlanmamış olmakla beraber HAGEM’in Develi yöresindeki alan çalışmalarını da unutmuyoruz.

Görüldüğü gibi Develi ve civarının musiki hayatı hakkında elimizdeki bilgiler ancak 100- 150 yılı kaplamaktadır ki çoğu sözlü bilgilerdir. Elimizde sözlü bilgilerin, taş plakların ve bazı fotoğrafların yanında konumuzu derinlemesine incelememize yardımcı olacak pek az yazılı bilgiye sahibiz . Kaldı ki bu bilgiler de son derece dağınıktır . İkinci defa tarafımızdan bu konu genişletilerek bir bütünlüğe kavuşturulmaya çalışılmıştır.

B. Develi Halk Müziğinin Genel Karakteri

a.Yayıldığı Alan

Tesbitlerimize göre Develi ve civarında derlediğimiz türküler altmış dörttür. Bu türkülerin bir kısmı otantik olarak Develi’ye, bir kısmı da Develi – Tomarza – Bünyan , Develi – Adıyaman , Develi – Ankara - Bolu , Develi – Niğde – Aksaray - Konya ve Adana hatlarında söylenen türküler olduğu görülmüştür.

b.Kaynakları

Türk halk musikisinin iki büyük kaynaktan beslendiği genelde kabul görür:1-Âşıklar , 2- Türkü yakıcılar.

Develi’nin şüphesiz en ünlü aşığı Âşık Seyrânî’dir. Bugüne kadar Seyrânî’yi oluşturan şartlar hiç incelenmediği için, 19. yy’ın ortalarına kadar Develi’de âşıklık geleneği hakkında bilgimiz yoktur. Seyrânî‘den sonra Madazılı Derviş Osman , Ali Celalettin Efendi, Âşık Ali Çatak, Fezai, Hafız Mehmet, Kadir Yücel, Ozan Molla, Ömer Develioğlu, v.d. gibi âşıklarımızı biliyoruz.

Seyrânî on iki telli saz kullanmış ve şiirlerini kısmen bu sazıyla çalıp söylemiştir. Hatta şöhretli âşıkların Seyrânî ’nin şiirleriyle fasıllarına başladıklarını biliyoruz.Tespit edebildiğimiz kadarıyla bugüne kadar Âşık Seyrânnin şiirlerinden 20 tanesi bestelenmiştir.Bunlardan 19 tanesi ilâhi, bir tanesi ise şarkı formundadır. Kandillerde cami ve evlerde sıkça söylenmiş ve söylenmektedir.Ayrıca bazı şiirleri de oyun havası formunda olmalı ki Şanlıurfa yöresinde inceleme imkânını bulamadığımız ‘Seyrânî’ adında bir oyun mevcuttur.

Elimizde bulunan bir cönkte, Âşık Derviş Osman’ın beş şiiri vardır.Bunlardan ikisi ramazaniyedir. Öyle zannediyorum ki bu şiirler bugün yıkılmış olan Halâsiye Medresesi öğrencilerinden biri tarafından, kendilerine öğretilirken yazıya geçirilmiştir.Bunlar ‘neylersin’ve ‘ gayrı’ redifli uzun şiirlerdir.Âşık Ali Çatak’ın ise bir şiiri bestelidir.

Bu âşıklarımızın besteli şiirleri yanında Karacaoğlan’ın, Âşık Sıtkı’nın, Borlu Kuddusi Baba’nın, Niyazi Mısrî’nin ve Fuzûlî’nin şiirleri de Develi ve civarında çok okunmuş ve çalınıp söylenmiştir.1970’lerde Seyyid Şerif türbesinde bulduğumuz, bir torba içerisinde bırakılan yazma ve basma kitaplar arasındaki belgeleri araştırmamız bu görüşümüzü doğrulamaktadır. Adana sınırındaki Varsak köylerinde hâlâ Karacaoğlan’ın şiirleri de okunup söylenmektedir.

Develi’de dinî musikinin temelini yakın zamanlara kadar Âşık Seyrânî’nin ilâhileri teşkil etmiştir.Bunlara, bugün tam tespit edilmemekle beraber; Everek Halasiye Medresesi müderrislerinin ilâhileri ile Kadirî, Rifaî ve Nakşibendi tarikatına mensup âşıklarınsa ilahileri her halde önemli olmalıdır.Yine Develi’de derlenmiş olan ve kütüphanemizde bulunan bir cönkte ‘Vefat-ı Nebi’,’Vefat-ı Fatımatüzzehra’ şiirleri de Develi’de dinî musikinin zenginliğini gösteren örneklerdir. Ayrıca ünlü âşk hikayelerinden Arzu ile Kanber hikâyesinden kopma:

Ben pınara varmadım

Elim yüzüm yumadım

Dinim imanım Arzu’m

Ben bilezigi çalmadım

türküsü çok yaygındır Ayrıca Kerem ile Aslı hikâyesinden kopma:

Aslım göçmüş mekanından yurdundan

Benim garip kalışıma ne dersin

diye başlayan türkü halen söylenmektedir. Meşhur Genç Osman Destanı kahramanı olan Genç Osman’ın Develi’li olduğu rivâyet olunur. Develi’de bu destanı varyantı da derlenmiştir.Bu eski türkülerin yanında bir de efsaneli türkü vardır,Ağgelin

Sabahtan uğradım ben bir güzele.

Güzel ağlatmadı güldürdü beni.

diye başlayan türkü aslında Karacaoğlan’ın bir koşmasının çeşitlenmesidir. Bu uzun türkü özellikle düğünlerde gelinin evinden çıkması sırasında davul eşliğinde usta zurnacıların üfledikleri vazgeçilmez bir türküdür. Zaman zaman özellikle Zamantı havzasındaki köy düğünlerinde, saz çalan çalgıcıların Kozanoğlu türkülerini, Kerem ile Aslı hikayelerini anlatıp söylediklerini bizzat görmüşümdür.

Develi merkezinde, özellikle kapalı mekânlarda hanımlar tarafından söylenip oynanılan bir türkü daha vardır ki o da Köroğlu hikayelerinden kopma ‘Eyvaz’ türküsüdür Eyvazın gümüş bıçağı

Yere dökülür saçağı

Eyvaz yiğitler koçağı

Ay han Eyvaz can can Eyvaz

Gerdan beyaz aman aman

Yukarıda görüldüğü gibi, verdiğimiz örnekler, Develi’de âşıklık geleneğinin bir hayli eski olduğunu göstermektedir.

Türkü yakıcılar ise ;Develi yöresinde ağıtlarıyla meşhurdurlar. Develi’de icra edilen türküler genelde merkezde hanım ağzı, köylerde ise; erkek ağzıdır. Ancak türkü yakıcılar yanında, türküleri taşıyıcı ve yayıcılar da önemlidir.

TRT Repertuarında kayıtlı yedi türkü mevcuttur. Bu türkülere Adnan Türközü, Ahmet Korkmaz, Emin Aldemir, Hasan Akalın ,Yaşar Deniz ve Yusuf Dağdelen (Seyrânî Hoca),Mehmet Delihaliloğlu, Ali Gezgeç kaynaklık etmişlerdir. Başta Kayseri yöresi türkülerinin bir çoğunu olduğu gibi Develi yöresinden de: Erciyes’ten kar geliyor, Mehmet Bey (Ağıt), Ağ Gelin, Seyrânî Baba, Kozanoğlu gibi türküleri ilk defa plağa okuyan Ürgüp’lü Refik Başaran ile Avanoslu Selahattin’i anmalıyız.

Bunlar dışında TRT repertuarına girmemiş ama Develi yöresinde çalınıp söylenen türkülere kaynaklık eden şu isimleri tespit ettik.Yukarıdakilerin yanında Ali Gül, Arife Özdamarlar. Ayşe Aras, Cemal Pakne ,Cuma Gürbüz,Elmas Karatan, H.Hasan, İbrahim Orhan, Kadir Ağa, Kürtüncü Şakir, Orhan Akpınar, Perihan Karatan , Talibi Coşkun v.b.

Bu kaynaklardan birçok derlemeci, türküler derlemişler ve çoğu da yayınlanmıştır. Biz de sahada derlemeler yaparak bu konuda daha yakın zamanlarda geniş bir araştırma yapmıştık. Ancak bugüne kadar yapılan derlenen 20.000’e yakın türkünün katalogları olmadığı,TRT repertuarındaki 7000’e yakın türkünün de karşılaştırılmalı ve varyantıları ile beraber tenkitli bir çalışması yapılmadığı için belki Develi’de sıkça söylenen türküler pek az ses ve söz farklarıyla başka yörelerde de söylenmektedir. Türküler anonim olduğuna göre bu oluşumlar da tabidir.

Develi yöresini gerek halaylarda gerekse kırık havalarda oynanan otantik oyun özellikleri üzerinde bir tek kalem oynatılmamıştır. Ancak şahsî gözlemlerimi buraya aktarmak istiyorum:

Develi türkülerinin en iyi oynayanlardan gördüklerimin başında Kabakçının Duran gelir.“Çubuk uzun kehribar” türküsünü çaldırır ve kaşıkla oynardı. Uzun boyu, elindeki kaşıkları hünerli vuruşu ve ahenkli topuk vuruşları, vücut hareketleri, ani duruşları ile seyredenleri kendinden geçirirdi. 1976 yılının yaz aylarının birinde ilk defa canlı yayın yapan TV geldi. Develi için o gün ayrı bir heyecan kaynağı idi. Kahveye gittim. Baktım K. Duran Amca dolu olan kahvenin arka direklerinden birinin yanında oturuyor. Ben de sessizce arkasına oturdum. Ekranda Bedia Akartürk meşhur Konya oyun türkülerinden “Aslan Mustafam” türküsünü okumaya başladığında; öyle heyecanlandı ki ağlıyordu. Eğer kahvehanede emsalleri ağırlıkta olsa kaşıklarını alıp orada oynayacaktı. Böyle bir heyecan adamıydı.

İkinci güzel oynayan kişi Kozan’ın Kazım’dır. 1967 yılında oğlunun Ankara’da yapılan düğünündeki; merhum Zekeriya Bozdağ’ın çalıp söylediği “Çek deveci develeri engine aman” ile “Kozanoğlu” türkülerindeki nefes kesen oyunu hâlâ anlatılan canlı hatıralardandır.

Üçüncü olarak Teyzem Fatma Erciyes’ten bahsetmek istiyorum. 1970’lerde (o zaman 65 yaşında idi) dayızâdemin ev düğününde, bir ağabeyin nicasiyle oynamak üzere kaldırıldı. O ağabey de teyzeme istirak etti. Bir ağabeyin de sazla çalıp söylediği aslen Sille’ye ait olan ancak Develi Zile’ye mal edilen “şu Zile’den gece geçtim ölmedim gelin”türküsünü oynayışlarındaki mükemmelllik oradaki tüm Develileri duygulandırmışlardı. Oyun şöyle: Teyzem önde. Sağ elinde mendil. İki el sağ tarafa hafif eğik bir biçimde yukarı kalkmış. Sağ ayak ilerde, sol ayak arkada topuk üzerinde.

Saz çalmaya başlayınca eller hafifçe aşağı yukarı iki defa sağa, iki defa sola aşağı yukarı hareket ediyor. Topuklar üzerinde hareket ediliyor. İkinci dörtlüye geçerken; yavaş yavaş sol eli zarifçe bel üzerine koyuyor sağ el yukarıdaki ritmik harekete devam ederken, bu sefer sağ el bele doğru gidiyor, sol el yukarı kalkıyordu. Bu el hareketlerini de ayak ve topuk oyunları tamamlıyordu.

Ayrıca Develi’de uzun müddet sünnet merasimlerini ellerinde tutan ve Çukurova’dan gelen Abdalları unutamayız. Davul zurna eşliğinde; içlerinden bir erkek, kadın kılığına girer (zenne) ve öyle oynardı. Ayrıca tek parmağı üzerinde yorgan ve büyük sini çevirmeleri sünnet düğünlerine ayrı bir heyecan verirdi.

Elbette Develi’de güzel oynayanlar bunlar değil. Bu konu üzerinde daha uzun durulabilir. Ancak bu konumuzun sınırlarını zorlayacağı için şimdilik kısa tutuldu.

Develi türkülerinin kaynakları ,dinî günler, ölümler, aşiret çatışmaları ,erkek oturmaları,düğünler,bağ bozumu ve mesire yerlerine yemekli gezilerdir.1955’lere kadar Argıncık ve Yazıbağ’da sergilik zamanında (Ağustos ayı), davetlilerle beraber menteş yemeği, sırasında ve yapılan ciritlerde musikinin yeri farklıdır.

Mekan olarak düğünlerde geniş sofalar, gençler arasında bağ ve bahçeler ,aile arasında Elbizşkpınar, Kösekavak, ilbe şekilleri gibi mesire yerleri ve yeşilin bol olduğu dönemlerde su kaynakları, bol olan bahçeler yetişkin insanlar arasında:misafir odaları,çocuklar için; sokaklar, boş arsalar,dinî musikide de camiler, mescitler, medreseler kullanılmaktadır.

Bilhassa Elbiz ve Köşkpınar gibi mesire yerlerinde,değişik zamanlarda yemekli oturmalarda takım çalgılar; herhalde insanlara çok zevkli anlar yaşatmışlardır.İkindi üzeri İlbe şekilerinde (Fatih mh.sinde )ve Dere mh ‘sindeki değirmen damında Yusuf Dağdelen (saz), Cemil Özgen (ud) ikilisinin birlikte yörenin türkülerini güzel çalıp söylemeleri bugüne kadar anlatılan hatıralardandır.

Kadın çalgıcılardan Yaylı namıyla anılan Emine Hanım’ın tef eşliğinde söylediği :

... Oğlan yaylı kız yaylı

Asker oldum ben gayrı

Ben askere gidiyom

Helalleşelim gayrı

diye başlayan türküleri önemlidir. Bugün belki gülünecek ama, eskiden kapalı mekânlarda yapılan düğünlerde, şayet kadın tefçiler yoksa erkek çalgıcılardan faydalanılırdı. Garib olan erkek çalgıcılar sofanın bir köşesine oturtulur, önlerine de bez çekilirdi. Amaç erkek çalgıcılar, hanımlardan kimin oynadığını görmemeleridir. Bir tür haremlik-selâmlık. Kaldı ki bu çalgıcılar yılların deneyimi ile kendilerinden çalınıp söylenmesini istedikleri türkülerden, hangi genç kızın veya hangi hanımın oynamak üzere olduğunu bilirlerdi.Bazen sigara içmek bahanesiyle beyaz perdeden sigarayla bir delik açarlardı. Şayet çalgıcılar Ermeni ise; perde kalkardı. Onlar mahrem sayılmazdı. Bu sebeple Kör Onnik ile Ohsan Dudu ikilisi tercih edilirdi.

Ancak Develi’den bestekâr bugüne kadar çıkmamıştır. Ancak bunlardan Cemil Özgen’in bazı gazel çalışmaları olduğunu kendinden dinlemiştim. Bunlardan ikisinin, bir İstanbul ziyaretinde Hafız Burhan’la tanıştırıldığını ve iki gazelinin H.Burhan tarafından, haberi olmaksızın plâk yapıldığını anlatmıştı30. Âşık Seyrânî’nin şiirlerini yöremizde en güzel çalıp söyleyen Yusuf Dağdelen Hoca’dır ki bu meziyeti dolayısıyla kendisine Seyrânî Hoca denmiştir.

Yöremizin türkülerini, mevcut sazlar eşliğinde en iyi icra eden ve türkülerimizin önemli taşıyıcı unsurları olan müslim ve gayrı müslim sâzendeler ve hanendelerden de bahsetmek gerekir. Zira türkü yakıcılar yanında, türküleri taşıyıcı ve yayıcılar da önemlidir.

Kadınlardan: Yukarı Develi’de; Çarkçının Elmas, Döne, Everek’te:‘Yaylı’ namıyla anılan Emine, Bekçinin Şerif Ermenilerden ise; Ohsan Dudu, tef çalmışlardır.

Erkeklerden ise saz çalanlar; Âşık Seyrânî, Paşaların Cemil Develioğlu, Yusuf Dağdelen, udda: Cemil Özgen, Çaylıcalı Herami, Topal Hamza, Rüştü Efendi, davulda; merkezde Tüysüzün Duran, Yukarı Develi’de; Behçet Odacı, Çomaklı’da Mustafa, Soysallı’da Hasan Ağa, tefte; Onnik Usta, zurnada; Aygözme’li Ali ve Çaylıca’lı Kazım kemanda: Cılar Usta hemen akla gelen usta sâzendelerdir.

Davul ve zurna halen egemenliğini korumakla beraber, salon düğünleri bugün orkestraya dayandığı için diğer sazlar genelde köy düğünlerinde varlığını sürdürmektedir.

Develi düğünleri denince daha yakın zamanlara kadar, hemen akla Dınının Hacı namıyla anılan kişi gelir. Mesleği soğuk demirciliktir. Ancak kara sevdanın penceresinde yarı meczûb hâle gelmiştir. Düğünlerin vazgeçilmez kişisidir. Onun bilhassa “Çanakkale ve İstiklal Harbi”ni elinde fötr şapkası ile tek başına tasvir etmesi, düğüne bir heyecan kaynağı olurdu.

İhtilaller, Develi’nin de sosyal hayatını değiştirmiştir. Okul bandoları yanında düzenli ve resmi bando Develi Belediyesi tarafından 1961 yılında Cudi Bey şefliğinde on iki kişilik bir ekip olarak kurulmuştur. Düğünler de bu bando eşliğinde yapılmıştır.Fakat yürümemiş ve iki yıl sonra bando dağılmıştır. Eşyaları da kaybolmuştur. Develi’de ilk toplu dans da Kadri Bey’in sinemasında 29.10.1960 tarihinde kaza yöneticileri ve ileri gelenleri tarafından Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle verilen baloda yapılmıştır.

2.BÖLÜM

Halk Müziği Çalgıları

Develi’de değişik mekânlarda kullanılan sazları şöyle verebiliriz:

1-Telli Sazlar: Ud, cümbüş, kanun ve saz.

2-Yaylı Sazlar: Keman.

3-Nefesli Sazlardan Dilli Üflemelilerden: Zurna, kamışlı olanlardan ise değişik yörelere göre kaval çeşitleri.Bunlar yanında kayısı çekirdeğinden, gazoz kapaklarından, kabak teveklerinden ve söğüt, kavak dallarından çıkarılan düdükler.

4- Ritim çalgılarından vurmalı olarak: Davul, darbuka( dümbek ), tef, leğen, tepsi ve bakraç, çarpmalı olanlardan ise; kaşık, zilli maşa kullanılan sazlardır.

Bu çalgılardan en yaygın olanı davul ve zurnadır. Özellikle sabah erkenden düğünlerde çalınan (vurulan) tan davulu (seher davulu), geleneksel növbet davulunun günümüzde uzantısıdır. İmkânlı aileler takım sazı tercih ederler ki bu takım: ud, kanun, keman, klarnet, tef veya darbukadır.genelde merkezde saz ve ud eşliği tercih edilirdi.

Değişen sosyal şartlar sebebiyle bugün düğünler merkezde salonlarda orkestra, köylerde ise; dışarıda davul-zurna, odalarda da; cümbüş ve darbuka eşliğinde yapılmaktadır.

3.BÖLÜM

Develi Halk Müziğinde Türler

TRT repertuarında Develi’ye ait şu türküler mevcuttur.

Sıra

TRT numarası

Yöresi

Türkünün Adı

Derlenen

Derleyen

1-

22.11.1973/528

Develi

Çarşıya vardım

E.Aldemir

M.Sarısözen

22.11.1973/ ?

Develi

Çubuğum yok

Yaşar Deniz

M.Sarısözen

08.02.1988/3045

Hacıpaşa

Dağları gırcı mı

Ahmet Korkmaz

N.Tüfekçi

04.05.1973/213

Develi

Deve yüksek

Yusuf Dağdelen

M.Sarısözen

12.6.1975-998

Efkere

Erciyes kralı

Hasan Akalın

M.Sarısözen

Develi

Eski libas gibi

A.Türközü

A.Ataman

22.11.1973-691

Develi

Ey sevdiğim

Yusuf Dağdelen

M.Sarısözen

Bunlar dışında tespit ettiğimiz türkülerin tam listesini ise ilerde vereceğiz.

Bu türkülere baktığımızda usullü türkülerin başında:1-Aslım göçmüş mekanından, 2- Ben pınara varmadım, 3- Bastım iğdenin dalına 4-Deve yüksek atamadım, ‘Şu Zile’den gece geçtim’ v.d. gelir.

Usulsüz, olanlardan, bozlaklardan; Ala geyik gibi boyun sallarsın, Birader (Seyrânî’den ), Atım kalk gidelim Halephane’den (Karacaoğlan’dan ), Everek Dağı v.d. gibi söylenir.

Halk oyunları bakımından incelersek; geniş alanlarda halaylar ve karşılamalar öne çıkar. En önemli iki türkülü halay vardır:

1-Kaleden kaleye şahin uçurdum,

2-Develi-Bünyan yöresinde meşhur olan; Karanfilim burçta burçta halayı, ayrıca erkekler arasında yumruk oyunu (=sinsin) oynanır. Bu oyun sırasında davul-zurna eşliğinde icra edilen sözsüz müzik de önemlidir.

Dar alanda ise çiftetelliler, kaşık oyunları ve azda olsa kasap oyunları oynanırdı.Kaşık oyunlarında bilhassa 1-Bastım iğdenin dalına 2-Çubuk uzun kehribar 3-Deve yüksek atamadım türküleri önem arz eder.

Hanımlar arasında ise; 1-Çorap çektim dizicek,2-Hörtlek duvar uçuyor, 3-İlibeden

koşuştular, 4-Kız Saçların Filfili, 5-Milli Gelin Olmuş, 5-Şu Zile’den gece geçtim türküleri

Yine bunlardan ‘Deve Yüksek...’, ‘Karanfilim Burçta..’, ‘Eski Libas...’ türküler pastoral, ‘Eski Libas...’didaktik unsurları taşıyan türkülerdir.

Genelde Develi türkülerini makamsal incelersek Hüseyni, Hicaz, Uşşak ve Kürdi makamlarında olduğu görülür.

Konu olarak bu türkülerde, merkezde sevgi, gurbet ve mizah ön plandadır.Köylerde ise yiğitlik, aşiret kavgaları kıskançlık ve geçimsizlik ana konulardır.

Türküler icra edilirken genelde Kayseri tezenesi kullanılır. Tarama mızrap esastır. Ama, söyleyişte Orta Anadolu ağzı hakimdir.

SONUÇ:

Görüldüğü gibi Develi’de musiki hayatı zenginlik bakımından küçümsenemez. İç Anadolu’yu Çukurova’ya bağlayan yol üzerinde olması, eski ticaret yollarının burada geçmesi, Erciyes Dağı ve Harmancık yurdu merkezli aşiret kavgaları, düzenli ve dengeli bir hayat ile eğitime verilen önem bu zenginliğin sebepleri sayılabilir.Develi ve çevresinden derlediğimiz 25 ağıtı bu konumuzun dışında tuttuk.

Gönül Develi ve köylerinde derlenen ağıtlar da dahil otantik ve yaygın türkülerin derlenmesini, notaya alınmasını ve bunların karşılaştırmalı olarak ayrı bir kitapta toplanmasını arzu ediyor.

Otantik beş türkünün sözlerini ve derleyebildiğimiz türkülerin listesini, Develi musiki hayatına belge olan bazı fotoğrafları vererek konuyu tamamlamak istiyorum

DEVELİ TÜRKÜLERİNİN LİSTESİ

SIRA

TRT THM REP.NU.

TÜRKÜNÜN ADI

NOTAYA ALAN

AŞIKI

DER.TAR.

KAYNAK KİŞİ

DERLEYEN

1

----

Ağ pınarda güzelinen görgülü

---

---

1948

Cuma Gürbüz

A. Caferoğlu

2

----

Akşam olunca kederim artar

---

---

1948

Cemal Pakne

A. Caferoğlu

3

.....

Ala geyik gibi boyun sallarsın

---

---

---

---

---

4

----

Aslım göçmüş mekanımdan

---

---

1978

Arife Özdamarlar

K. Özdamarlar

5

----

Aşk’ı Mevlaya düşeli

Recai Özdil

Âşık Seyrânî

1983

Aşık İsmail Nar

Recai Özdil

6

Atım Kalk gidelim halephastan

....

Karacaoğlan

......

---

---

7

----

Ateş vapurunu icad eyleyen

Recai Özdil

Âşık Seyrânî

1983

A. Ali İhsan

Recai Özd

8

----

Avşar içinde ben güzel gördüm

---

Âşık Talibi

1938

H.Hasan

Ali Rıza Yalkın

9

----

Bastım iğdenin dalına

---

---

1968

Arife Özdamarlar

K.Özdamarlar

10

----

Ben pınara varmadım

---

Aşık Kerem

1995

A. Özdamarlar

K.Özdamarlar

11

----

Bir gider de beş ardıma bakarım

---

---

25.06.1941

M.Delihaliloğlu

M.Sarısözen

12

----

Bir karış gerdanlı melek simalı

....

---

1932

---

Y.Ziya Demirci

13

----

Bozlak

----

---

25.06.1941

İbrahim Orhan

M.Sarısözen

14

----

Bu Erciyes dağı gayet havalı

----

Âşık Talibi

---

Âşık Talibi Çoşkun

M.Sarısözen

15

----

Can ipini ten yükünden

R. Özdil

Âşık Seyrânî

25.06.1941

---

R.Özdil

16

----

Cezvede süt pişiriyor

M.Sarısözen

---

1948

Durdu Uçar

M.Sarısözen

17

22.11.1973-528

Çarşıya vardım

M.Sarısözen

---

1983

Emin Aldemir

----

18

----

Çık daldan erik deşir

----

---

1948

----

A.Caferoğlu

19

----

Çiçeklerden başka kokar

R.Özdil

Ali Çatak

23.10.1950

Ali Çatak

M.Sarısözen

20

----

Çorap çektim dizicek

M. Sarısözen

---

1992

Arife Özdamarlar

----

21

22.11.1973

Çubuğum yok yol üstüne

M. Sarısözen

---

1973

Yaşar Deniz

M.Sarısözen

22

----

Çubuk uzun kehribar

N.Tüfekçi

---

1975

Arife Özdamarlar

K.Özdamarlar

23

----

Dağları Gırcı mı tuttu

N.Tüfekçi

---

13.04.1963

Ahmet Korkmaz

Nida Tüfekçi

24

----

Değirmen taşının ince

Recai Özdil

Âşık Seyrânî

1983

A.İhsan Erdoğan

Recai Özdil

25

08.2.1988-3045

Destgirlik ummam

Recai Özdil

Âşık Seyrânî

13.4.1963

A.İhsan Erdoğan

Recai Özdil

26

.....

Develioğlu

---

---

---

---

---

27

04.05.1973-213

Deve yüksek atamadım

---

---

---

Yusuf Dağdelen

K.Özdamarlar

28

---

Develioğlu derler geldim yanına

Recai Özdil

Âşık Seyrânî

1983

Ali Gezgeç

Recai Özdil

29

Efendim almış züğürtlük

Recai Özdil

Âşık Seyrânî

1983

Âşık Garip

Recai Özdil

30

-----

Ela gözlüm niçin benden kaçarsın

Recai Özdil

Âşık Seyrânî

1980

---

Recai Özdil

31

----

Elini aldım eline

---

---

1983

O.Akpınar

M.Sarısözen

32

12.06.1975----

Erciyes Kralı

M.Sarısözen

---

10.02.1954

Hasan Akalın

M.Sarısözem

33

----

Eski libas gibi

Recai Özdil

----

27.06.1941---

Aşık İzzet Savaş ---

Recai Özdil

34

----

Everek Dağı

----

----

----

----

----

35

----

Evlerim evlerim

----

----

1983

Ayşe Aras

K.Özdamarlar

36

----

Evvela Bağdat’a sefer

---

----

---

Kürtüncü Şakir

Haşim Nezihi

37

22.11.1973-691

Ey sevdiğim artık yeter

---

---

22.06.1950

Yusuf Dağdelen

M.Sarısözem

38

----

Eyvazın gümüş kaşığı

----

----

1970

Perihan Karatan

K.Özdamarlar

39

----

Genç Osman

----

----

22.06.1950

Orhan Akpınar

H.Nezihi Oktay

40

----

Gönül serden geçer

R.Özdil

Âşık Seyrânî

---

Mehmet Develioğlu

M.Sarısözen

41

----

Hak cemalinden almış

Recai Özdil

Âşık Seyrânî

1982

Aşık Ali Sultan

M.Sarısözen

42

----

Hak yoluna gidenlerin

Recai Özdil

Âşık Seyrânî

1983

Aşık Garip

Recai Özdil

43

----

Her ana doğurmaz böyle bir yiğit

----

25.06.1941

İbrahim Orhan

M.Sarısözen

44

----

Hörtlek duvar uçuyor

---

---

1977

Arife Özdamarlar

K.Özdamarlar

45

----

Hüsne mağrur olma

R.Özdil

Âşık Seyrânî

1983

Feyzullah Çınar

Recai Özdil

46

----

İlibe’den koşuştular

----

----

1990

Arife Özdamarlar

K.Özdamarlar

47

15.03.1974-691

Kaleden kaleye şahin uçurdum

A.Yamacı

---

---

Ulvi Erandaş

----

48

----

Karacaoğlan’dan (?)

M.Sarısözen

---

27.06.1941

Ali Gül

M.Sarısözen

49

22.11.1973-691

Karanfilim muşta muşta

R.Özdil

---

---

Adnan Türközü

M.Sarısözen

50

----

Kavuşmadım cananıma

R.Özdil

Âşık Seyrânî

1983

Aşık İsmail Nar

R.Özdil

51

----

Kozanoğlu

---

----

---

---

M.Sarısözen

52

----

Kız saçların filfili

---

1972

Elmas Karatan

K.Özdamarlar

53

Kurtla kuştan alıp benim

---

Aşık Seyranî

1940

---

---

54

----

Milli gelin olmuş

----

----

1972

Perihan Karatan

K.Özdamarlar

55

----

Ne hikmettir şu dünyaya

R.Özdil

Âşık Seyrânî

1982

Aşık Gazi Özdemir

R.Özdil

56

----

Sabahın seher vaktinde

----

----

25.06.1941

M.Delihaloğlu

M.Sarısözen

57

----

Sabahtan uğradım ben bir güzele

Ahmet Yamacı

---

Aşık Gazi

----

58

----

Sabahtan uğradım kıza

M.Sümbülî

----

1938

Kadir Ağa

Ali Rıza Yalkın

59

----

Sarı çiçek mor menekşe

---

---

1926

----

---

60

----

Şu Zile’den gece geçtim

---

----

1983

Fatma Erciyes

K.Özdamarlar

61

----

Şimdi bizim şehrimizde

R.Özdil

Âşık Seyrânî

1983

Mustafa Ağca

Recai Özdil

62

----

Yağmur yağar yer yaş olur

----

----

1978

Arife Özdamarlar

K.Özdamarlar

59

----

Yarab ihsanına bin şükür

R.Özdil

Âşık Seyrânî

1983

----

Recai Özdil

60

----

Yaz gelip beş aylar doğunca

Savaş Ekici

Savaş Ekici

1990

Köy Kadınları

Savaş Ekici

61

----

Yüce dağ başında fener mi yanar

Savaş Ekici

Savaş Ekici

1990

Köy Kadınları

Savaş Ekici

TÜRKÜLER

-1-

Çorap çektim dizicek gelin gelin gelin

Gel gidek bize gece yar

&Hop cilveli bir gelin

Yavaş yavaş gel beri

Gerdanından akan teri

Koy kadehe ver beni

&#&#Ah Ölüyorum yanıyorum

Yandırma gelin beni

Çorap milinen olur gelin gelin gelin

&#&#Sevda sırrınan olur yâr

Hop cilveli bir gelin

Yavaş yavaş gel beri

Gerdanından akan teri

Koy kadehe ver beni

Ah Ölüyorum yanıyorum

Yandırma gelin beni

-2-

Bastım iğdenin dalına

Dal kırılıverdi aman hey

Öper iken ısırıverdi

Yâr darılıverdi aman hey

Oğlan gadan alayım alayım

Seni nerde bulayım bulayım

Aygösten’den bir yar sevdim

O da Urum gelini aman hey

El bilmezse sen de mi bilmen

Garip garip halimi aman hey

Oğlan gadan alayım alayım

Seni nerde bulayım bulayım

Ben atımı nalladırım

Okka da nalınan aman hey

Ben yarimi oynatırım

Çiftede zilinen zilinen

Oğlan gadan alayım alayım

Seni nerde bulayım bulayım

-3-

Karanfilim muşta muşta

&#Aklım aldın bir bakışta

Ya inişte ya yokuşta

------------------------

Ah Eli karanfilli gelin

Başı deste güllü gelin

Karanfil oylum oylum

Geliyor selvi boylum

Selvi boylum gelirken

Şen olur benim gönlüm

Ah Eli karanfilli gelin

Başı deste güllü gelin

Karanfilim var duvarda

Bir yâr sevdim hovarda

Olursa hovarda olsun

At oynattım Köşkpınar’da

Ah Eli karanfilli gelin

Başı deste güllü gelin

-4-

Erciyesten kar geliyor

Al yanaktan ter geliyor

Gelin Ayşem sele gitmiş

O da bana ar geliyor

Aman dağar duman dağlar

Kaynatası yaman dağlar

Erciyesin başı dölek

Yağar yağmur gölek gölek

Gelin Ayşem sele gitmiş

Al yanakta kırpma gelek

Aman dağar duman dağlar

Kaynatası yaman dağlar

-5-

Kız saçların filfili yâr yâr yâr aman

Nerden aldın bu dili ninna yavrum ninna yâr

Bu dil buranın değil yâr yâr yâr aman

Oynar omuz başların ninna yavrum ninna yâr

Kız ne uzun saçların yâr yâr yâr aman

Oynar omuz başların ninna yavrum ninna yâr

Seni alır kaçarım yâr yâr yâr aman

Öldürür kardaşların ninna yavrum ninna yâr

Kız saçların iki kat yâr yâr yâr aman

Birini de bana sat ninna yavrum ninna yâr

Git anandan izin al yâr yâr yâr aman

Bir gecede bizde yat ninna yavrum ninna yâr.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1933. Elbiz’de Öğretmenlerin Sazlı Sözlü Bir Muhabbeti

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1940. Develi PTT Memurları Köşkpınar’da.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1984. Develi Lisesi Folklor Ekibi “Bastım İğdenin Dalına”

Oyunu Oynarken.