14.15-14.30 Prof.Dr. Kerim TÜRKMEN*
.

DEVELİ TARİHİNE IŞIK TUTACAK KİTABELER

Develi, Erciyes Dağı’nın güney ve güneybatı eteklerinde kurulmuş şirin bir ilçedir. Kayseri’nin içinde Selçuklu dönemine ait kalıntıların bulunduğu nadir ilçelerdendir. Ancak Anadolu Selçuklularının geç dönemine ait çok önemli yapıların yer aldığı Develi ilçesindeki bu eserler, üzülerek söylemek gerekirse detaylı bir şekilde ele alınamamıştır. Selçukluların inşa etmiş oldukları eserler içerisinde hiç şüphe yok ki en önemlisi Develi Ulu Cami’dir. Cami, mihrap duvarına dik beş sahından oluşmaktadır. Mihrap önünde kubbesi, arkasında üzeri açık küçük iç avlulu plan şekli ile Kayseri’deki bir çok camiyi hatırlatmaktadır.Caminin mimari özelliklerini burada kesip esas konumuzu oluşturan kitabelerden bahsedeceğiz.

DEVELİ ULU CAMİ KİTABELERİ

a-Caminin İnşa Kitabesi:

Develi Ulu Cami’nin ana giriş kapısının üzerinde iki parça halinde yer almaktadır. Üst kısımdaki birinci kitabe iki satırdan oluşmaktadır.

Birinci satır: انما يعمر مساجد الله من امن بالله واليوم الاخر واقام الصلوة واتى الزكوة ولم يخشى الا الله فعسى اولئك ان يكونوا من المهتدين

Anlamı: (Tevbe Süresinin 18. Ayeti) Camileri ancak, Allah’a ve ahiret gününe inananlar, namaz kılan, zekat veren ve tek Allah’tan sakınanlar inşa ederler.

İkinci Satır: امر بعمارة هذا الجامع في ايام دولة السلطان الاعظم مالك رقاب الامم لهف القبلتين غياث الدنيا والدين ابي الفتح كيخسرو بن قلج ارسلان خلد الله ملكه Anlamı: Bu mübarek Cami’nin yapılmasına, Allah mülkünü daim kılsın, iki kıblenin özlemi ile tutuşan ümmetlerin dizginlerini elinde bulunduran, Din ve Dünya’nın bereketi Yüce Sultan Kılıç Arslan oğlu Keyhüsrev zamanında emr edilmiştir.

Alt tarafta yer alan ikinci kitabe dört satırdan oluşup, siyah renkte ve birinci kitabeden farklı olarak celi sülüs yerine Selçuklu nesih ile yazılmaya çalışılmıştır.

العبد الضعيف المحتاج الى رحمة ربه اللطيف

نصر الله كوجر سلان والجارية الضعيفة

المحتاجة الى رحمة الله ورضوانه سواستي بنت سعد

احسن الله توفيقهما وجعل هذا الخير رفيقهما في سنة ثمانين وستماية

Anlamı: Allah’ın rahmetine muhtaç zaif kulu Göçer Aslan oğlu Nasrullah ve Allah’ın rahmet ve rızasına muhtaç onun zaif cariyesi Sa’d kızı Sivasti tarafından Allah başarılarını ihsan ve hayırlarını onlara yad eylesin 680 yılında .

Böylece iki kitabe birleştirildiği takdirde karşımıza şu şekilde çıkacaktır:

“Camileri ancak Allah’a ve ahiret gününe inananlar, namaz kılanlar, zekatlarını ödeyenler ve tek Allah’tan sakınanlar inşa ederler. Bu mübarek Cami’nin yapılmasına, Allah mülkünü daim kılsın, iki kıblenin özlemi ile tutuşan, ümmetlerin dizginlerini elinde bulunduran, din ve dünyanın bereketi, yüce Sultan Kılıçarslan oğlu Keyhüsrev zamanında, Allah’ın rahmetine muhtaç zaif kulu Göçerarslan oğlu Nasrullah ve Allah’ın rahmeti ve rızasına muhtaç, onun zaif cariyesi, sa’d kızı Sivasti tarafından, Allah başarılarını ihsan ve hayırlarını kendilerine yad eylesin, 680 yılında emr edilmiştir.”

Özetle, Develi Ulu Cami’si, IV. Kılıçasrlan’ın oğlu III: Keyhüsrev zamanında Göçerarslan oğlu Nasurallah ve eşi Sivasti tarafından, (H.680) M. 1282 yılında yaptırılmıştır.

b-Mihrap’ta yer alan kitabeler:

1-Mihrap nişinin çevresinde geniş bordür içinde, Al-i İmran suresinin 18. Ayetinin tamamı ile 19. Ayetin bir bölümü yer almaktadır.

بسم الله الرحمن الرحيم شهد الله انه لا اله الا هو والملئكة واولو العلم قائما بالقسط لا اله الا هو العزيز الحكيم

Anlamı (Meali): Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahibleri, ondan başka tanrı olmadığına şahitlik etmişlerdir. O’ndan başka Tanrı yoktur. O güçlüdür, hakimdir. Allah katında din şüphesiz İslamiyettir.

2-Mihrap iç nişinin üzerinde Hac suresinin 77. Ayeti yer almaktadır.

يا ايها الذين امنوا اركعوا واسجدوا واعبدوا ربكم وافعلوا الخير لعلكم تفلحون

Anlamı (Meali): Ey inananlar, rükü edin, secdeye varın, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın ki saadete erişesiniz.

3- Mihrap nişinin sol tarafındaki sütun başlığı kaidesinin altında Kalem suresinin 4. Ayeti yer almaktadır.

وما ارسلنك الا رحمة للعالمين

Anlamım (Meali): Ey Muhammed, biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.

4- Mihrap nişinin sol tarafındaki sütun başlığı kaidesinin altında Kalem suresinin 4. Ayeti yer almaktadır.

وانك لعلى خلق عظيم

Anlamı (Meali): Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.

c-Caminin içinde, girişten sonra sağ tarafta yer alan iç çeşmenin üzerindeki kitabe:

صاحب الخيرات

عثمان سنة 117

Anlamı: Hay rat sahibi Osman Yıl 1117

Bu kitabeden, çeşmeyi yapanın adı Osman, yapım yılı da H. 1117 (M.1705) olduğu anlaşılmaktadır.

SEYYİD-İ ŞERİF TÜRBESİ

Develi İlkokulu’nun arkasına inşa edilmiş olan bu türbe, kesme taştan kare planlı ve üstü kubbe ile örtülü bir yapıdan oluşmaktadır. İçerisinde çok güzel bir mihrap nişinin bulunduğu yapının kapı alındığında üç satırlık bir kitabe yer almaktadır.

القبر دار كل الناس داخله والموت كاس كل الناس شاربه

عمر هذا المشهد الشيخ الزاهد سيد شريف نور الله قبره

على يد العبد الضعيف شيخ محمد احسن الله عاقبته في التاريخ سنة خمس تسعين ستماية

Anlamı: Birinci satırda (Kabir herkesin gireceği bir ev, ölüm de herkesin ondan içeceği bir bardaktır) anlamındaki hadis-i şerif yer almaktadır. İkinci ve üçüncü satırlarda ise (Bu Türbe, Allah kabrini nurlandırsın eren şeyh seyyid Şerif tarafından, Allah akibetini ihsan eylesin, zaif kul şeyh Muhhamed’e H.695 (M.1296) yılında yaptırmıştır.)

Seyyid Şerif Türbesi’nin içinde, Rufai Şeyhi Seyyid-i Şerif’e ait bir sanduka bulunmaktadır. Sandukanın üzerindeki yazılar çok yıpranmıştır. Ancak Tahsin ÖZGÜÇ-Mahmut AKOK bu yazıyı zamanında okuyarak yayınlamışlardır. Kitabe, sandukanın baş ucuna tesadüf eden kısmındaki yuvarlak biçimli bir taşın üzerinde şu şekilde yazılmakta imiş:

الله

هذا مشهد الشيخ

اكبر الشيخ المحققين سيد الابدال

سيد شريف الرفاعي

نور الله ضريحه

Anlamı: Allah, Bu türbe (meşhed) Allah nur içinde tutsun, abdalların seyyid-i muhakkak ki şeyhelerin en büyüğü, Seyyid Şerif el-Rufai’ye aittir.

HIZIR İLYAS TÜRBESİ

Develi’nin yaklaşık 4 kilometre güneyindeki, Develi’ye hakim bir tepenin üzerinde yer almaktadır. Tamamen kesme taştan inşa edilmiş olan bu türbe kare planlıdır. Türbenin genel yapısı, kubbe şekli ve taş örgüsü bakımından olsun, Seyyid-i Şerif Türbesi’nin aynısıdır. Türbenin içinde bulunan mihrap nişi ise Selçuklu son dönemi şaheserlerindendir. İlk yapıldığı dönemlerde renkli olduğu, üzerindeki boya izlerinden anlaşılmaktadır. Türbede yer alan kitabeler:

Türbe giriş kapısının sağ ve sol taraflarımda yer alan kitabeler.

Türbe kapısının iki tarafında yer alan kitabenin tamamı el-Zariyat suresinin 56. Ayeti olup, meali de şöyledi: Cinleri ve insanları ancak bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır.

Türbe içi mihrap nişi üzerindeki kitabeler:

Dilimli mihrap nişindeki her dilimin üst kısmında (Esma-ull’ah el-hüsna) Allah’ın güzel isimlerinden on ikisi yazılmıştır. Bunlar sırasıyla şunlardır:

يا الله يا رحمن يا رحيم يا كريم يا ملك يا قدوس يا حنان يا منان يا ديان يا غفران يا سبحان يا سلطان

Ya Allah, ya Rahman, ya Rahim, ya Kerim, ya Melik, ya Kuddus, ya Hannan, ya Mennan, ya Deyyan, ya Gufran, ya Suphan, ya Sultan.

Türbe dışındaki mezarlıkta bir kabir:

Tahsin ÖZGÜÇ ve Mahmut AKOK,binanın içinde herhangi bir sandukanın bulunmaması, buranın bir makam türbesi veya türbede yatması gereken kişinin dışarıdaki mezarlıkta yattığından bir mescit olarak kullanıldığını söylemektedirler. Biz dışarıdaki mezarlığı incelerken üzerinde türbedeki süslemenin benzeri olan bir mezar dikkatimizi çekmişti . Mezardaki süsleme, türbe kapısı ve mihrap çevresindeki bordürlerde yer alan süslemelerle yakın bir benzerlik göstermektedir. Mezarın kime ait olduğunu öğrenmek için baş ucundaki mezar kitabesini çözmeye çalıştık. Mezarda yer alan kitabede şunlar yazılı idi:

KİTABE :

هذه

قبر

المرحوم

السعيد

السيد

المحتاج الى

رحمة الله

عمادالدين محمد

بن محمود الخرزمي

يوم الاربعاء

الخامس عشر

شوال سنة

تسع واربعين وستماية

Anlamı: Bu mezar, H.649 (M.1252) yılı Şevval ayının onbeşinde Çarşamba günü ölmüş olan Allah’ın rahmetine muhtaç merhum, mutlu, Harezmli Mahmut oğlu Seyyid İmaderrin Muhammed’e aittir.

Ancak kitabenin başındaki ( هذه ( kelimesi ile türbe için kullanıldığından, burada kabir kelimesi bulunduğundan ( هذا ) kelimesinin yazılması gerekirdir. Bu, bize kitabeyi yazan kişinin Arapça’yı iyi bilmediğini göstermektedir. Ayrıca kitabeden, bu mezarda yatan kişinin Harezm erenlerinden olduğu ve büyük bir ihtimalle kendisinden 44 sene sonra vefat eden Seyyid Şerif’in hocası olduğu anlaşılmaktadır. Bu türbenin adına Hızır-İlyas Türbesi yerine Harezmli Seyyid İmadettin Muhammed Türbesi demek daha doğru olacaktır.

DEV ALİ TÜRBESİ

Tahsin ÖZGÜÇ-Mahmut AKOK tarafından kitabesinin olmadığı ifade edilen bu türbe sekiz köşeli, üstü piramidal örtü ile kapatılan tipik bir Selçuklu türbesidir. Türbe kapısının çerçevesinde, büyük bölümü aşınmış olan bir kitabe kuşağı yer almaktadır. Kitabe kuşağı kapının sağ alt tarafından başlayarak sol alt tarafta sona ermiştir. Kitabe kuşağının en sağlam kısmı, kapının üst çerçevesindeki bölümdür. Kitabede okunabilen yerler şu şekildedir.

a-Türbe kapısının çevresinde bulunan yazı kuşağı:

نور الله مضجعه الامير الاجل السيد المرحوم الراجي الى رحمة ربه ......... ستماية

Anlamı: Yazının en yıpranmış kısmı, kapının sol tarafındadır. Okuna bilen kelimelerden yola çıkarak karşımıza şu anlam çıkmaktadır, ALLAH yattığı yerini nurlandırsın, Allah’ın rahmetine muhtaç merhum yüce emir mutlu Seyyid ...... altıyüz yılında , (Seyyid) kelimesinden de, Emir’in dini konularda da söz sahibi olduğu anlaşılmaktadır.

Tekkedağ çeşmesi ( Eski Şeyhşaban Köyü) Develi :

....... هذه العين في ايام

السلطان اعظم غياث الدنيا والدين

ابو الفتح كيخسرو بن قلج ارسلان الامير جوبان سنة ثمانين وستماية

Anlamı :

Bu çeşmeyi KılıçArslan oğlu fetihler babası din ve dünyanın bereketi yüce Sultan Keyhüsrev zamanında Emir Çoban tarafından altı yüz seksen (M. 1282) yılında yaptırılmıştır.

SONUÇ

Develi küçük bir yerleşim yeri olmasına rağmen, Selçukluların son dönemine ait çok önemli yapıların yer aldığı Kayseri’nin ender ilçelerindendir. Develi Ulu Cami’nin mihrabı ile Seyyid-i Şerif ve Şeyh İmadettin türbelerinde bulunan mihraplar, Selçukluların bir çok büyük şehirlerdeki Ulu Camilerde bile görülemeyecek güzelliktedir. Önemli bir husus da, Dev Ali Türbesi’nin hiçbir yerde yayınlanmamış kitabesinin büyük bir kısmının okunmuş duruma gelmesidir. Ayrıca Ankara Salnamesi’nin Kayseri bölümü her ne kadar bu türbeden “Dur Ali Türbesi” diye bahsederse de, bizim tespitimiz sonucu( R) harfine rastlanılmamıştır.

Diğer önemli bir husus, günümüze kadar bütün yayınlarda Hızır-İlyas olarak bilinen türbenin bu çalışma sonucu Harzemli Seyyid İmadettin Muhammed Türbesi olarak tespit edilmesidir.

 
.
ANASAYFA